PERİ SUYU VE PERİ VADİSİ ÜZERİNDE OYNANAN OYUNLAR !
KÜLTÜRÜNE,YÖRENE VE DEĞERLERİNE SAHİP ÇIK !
Çok uzak değil, 8 yıl öncesine gidelim :
Tarih : 17.12.1999
Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Elazığ Gezisi :
- Gezi planında ilk olarak Özlüce Barajının açılışı vardı. Bu açılış sırasında yaptığı konuşmada bölgemizi ve kültürümüzü silecek projeleri açıkladı;
" Peri Suyu üzerinde, yapımı tamamlanan Özlüce Barajı'nın yanı sıra; Kiğı, Pembelik, Seyrantepe ile Tatar Barajları ve HES'leri olmak üzere 4 tesis inşası daha planlanmaktadır. Bu 5 barajdan Türkiye enerji üretim potansiyelinin yaklaşık yüzde 1,5'i elde edilecektir. "
(Not : HES : Hidroelektrik Santrali)
Cumhurbaşkanı söyleminde enerji potansiyelinin %1.5 karşılanacak diyordu, fakat unuttuğu bir nokta vardı. Bu kazanım doğanın ve kültürün yok oluşu karşısında ne kadar değerliydi !!!
| SEYRANTEPE HES | |
| Santral Yeri | Peri Suyu üzeri / Karakoçan / Elazığ |
| Santral Tipi | Hidroelektrik Santral |
| Türbin Modeli | 2 x 24,85MW Francis / Alstom |
| Net Düşü | 36m |
| Kurulu Güç | 49,7 MW |
| Yıllık Üretim | 161 Milyon kWh |
| İşletmeye Alınma Tarihi | İnşaatı Devam Ediyor / 2008 içinde |
Barajların Doğa Üzerindeki Etkisi Hakkında Bilgi Verelim Biraz :
- Bildiğimiz gibi yapılan barajlarda teknik olarak özetle, suyu biriktirme ve türbinler ile potansiyel enerjiyi önce kinetik sonra elektrik enersine çevirme işlemi amaçlanır.
Doğayı en çok etkileyecek kısım suyun biriktirilmesi ile başlar. birikmiş su havadaki ısıyı hapsederek atmosfere uçmasını engeller. Böylelikle iklim koşulları değişme gösterir. Daha ılıman bir iklime geçiş başlar. İklimin değişmesi ile soğuk iklime adapte olmuş bir çok canlı türü yeni iklime ayak uyduramayarak değişir veya yok olur.
Diğer önemli bir nokta ise önemli vadi ve yaşam alanlarının sular altında kalmasıdır. Doğa derneğinin bu konudaki araştırmaları ve tecrübeleri bize ışık olmalıdır.
" Doğa Derneği’nin yaptığı çalışmada Türkiye’deki doğal değeri yüksek 305 alanla Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapımı planlanan 561 baraj arasındaki ilişki araştırıldı. Araştırma sonuçlarına göre her iki doğal değeri yüksek alanın yaklaşık biri (305 alanın 148’i) planlanan baraj inşaatlarından olumsuz etkilenecek. Alanların 66’sı barajlardan doğrudan olumsuz etkilenecek olmakla birlikte, 55 alan barajların dolaylı, 27 alan ise hem doğrudan hem de dolaylı olumsuz etkileri ile karşı karşıya gelecek. Doğrudan etkilenecek alanların 185 bin hektarının tümüyle baraj suları altında kalması bekleniyor. Dolaylı etkilenecek alanlar ise kendilerini besleyen su kaynaklarının barajlarda tutulması nedeniyle susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya gelecek. "
Yine Peri Vadisi gibi üzerinde çeşitli oyunlar oynanan Güneydoğu bölgesindeki Ilısu barajında olduğu gibi belki bizim bilmediğimiz bir çok canlı türü yok olmaya terk ediliyor. Doğa derneğinin araştırmasına göre :
" Ilısu Barajı: Dicle Nehri üzerindeki Ilısu projesi, toplamda yaklaşık 27 bin hektarlık bir alanı su altında bırakacak. Proje tamamlanırsa beş doğal değeri yüksek alanı birden etkileyecek (Bismil Ovası, Dicle Vadisi, Küpeli Dağları, Cizre – Silopi Taşkınları ve Eruh Dağları) ve dünyada sadece Eruh Dağları’nda yaşayan Verbascum globiferum isimli canlı türünün yok olmasına neden olacak.
Aynı siyasi oyunların pençesinde bulunan Munzur Vadisi, Peri Vadisinin Kaderini Paylaşıyor. Acil Korunması Gereken "Önemli Doğa Alanları" diye adlandırılan bölgeler içerisinde DOG004 kodlu Munzur Vadisi önemli kuş,kelebek,bitki ve memelileri barındırıyor.
Fiziksel olarak Munzur Vadisine benzerlik gösteren Peri Vadisi de aynı canlı türlerine ev sahipliği yapıyor.
Bütün bu değişimlerin gerçekleşmesi hiç mi vicdanınızı sızlatmıyor !
Bölgenin Coğrafi ve Politik Konumu :
![]() |
Planlanan bu barajlar nedeni ile Elazığ,Dersim ve Bingöl
İllerinin Bağlantısı Kesilmiş Olacak ! Bütün çabaların bu sebepten gösterildiği açıktır. Siyasi amaç, bu illerin bağlantısının kesilerek güvenlik sorununun çözümüne katkı sağlamaktır. Tabi güvenlik anlayışları ve özgürlük politakaları yanlışlarla dolu bir siyasi kimliğe ne kadar güvenebilirsiniz. Üç kuruş para için gözünü kırpmadan toprağını satanlar, geçmişini unutanlar bugün çok geç olmadan öz eleştirilerini yapmalıdırlar. Kültürümüzün yok edilmesine karşı haykırmalıdırlar !!! |
Geçtiğimiz günlerde İnternet Üzerinden takip ettiğim haberlere göre Seyrantepe(Çelexas) barajına yerleştirilen bomba nedeni ile yörede büyük bir operasyon gerçekleştiriliyor ve bugünlerde de yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu operasyonlar genişletilerek Xıran ve Golek bölgesine kadar ilerliyor. Golekte yan komşusuna misafir olarak gitmek için yola çıkan bir vatandaş Askerler tarafından taranıyor. Ağır yaralı olarak Elazığ Devlet hastanesine kaldırılıyor. Can güvenliği sağlamak için gelen Türk Silahlı Kuvvetleri nasıl oluyor da bu kadar acemice davranıyor ! Köylüler can güvenliklerinin bulunmadıklarını dile getiriyorlar...
Burada anlatmak istediğim barajların bu kadar politik önemi olan bölgeye yapılması, güvenlik getireceğine daha çok huzursuzluk ve acı getirecektir !
Perinin Özgür Akışını Durmak İsteyenlere Karşı Hep birlikte Haykıralım !

Gün dur deme günüdür, Haydi Bir Ağızdan Haykıralım; BARAJLARA HAYIR...
Yazan ve Hazırlayan : Düzgün Çelikkol
İletişim : meso_meso62@hotmail.com